TÜRK - İŞ KAVEL OLAYINDA SESSİZ KALDI 1963
![]() |
| Bedri Koraman (Tarihi Tekâmül) 09.03.1963 Milliyet |
İşveren işçilerin bu taleplerine karşı herhangi bir iyileştirme yapmadı.
Sendikadan istifa etmelerini istedi. İstedi kelimesi hafif kaldı. İşçileri Maden-İş Sendikasından istifaya zorladı. İşçilerin istifa etmemeleri üzerine işyeri temsilcilerini işten attı. Ardından da 10 işçinin daha işine son verdi. Kavel işçileri bunun üzerine genel müdüre karşı eyleme geçtiler.
Makineler çalışmadı...
İşveren ve işverenin üyesi olduğu Madenî Eşya Sanayicileri Sendikasının (MESS) katı ve anlaşılmaz tutumu nedeniyle anlaşma olmadı.
Aslında anlaşılır durum vardı...
İş durdu, makinalar stop...
İşveren kızdı, biraz daha işçi çıkardı. Daha çok kızdı, bu sefer büro personelinin dışındaki tüm işçileri işten çıkardı. İşçiler işsizliğe ve açlığa terk edildi.
Bütün bunlarla sendika tek başına mücadele etti, tüm imkânsızlıklara rağmen elinden geleni yapmaya çalıştı...
T. Maden -İş o yıllarda Türk-İş üyesiydi...
İşte bunlar olurken sendikanın üye olduğu konfederasyon yetkililerinden (Türk-İş) çıt çıkmıyordu.
Bu da yetmezmiş gibi Türkay Kibrit Fabrikasında çalışan ve konfederasyona üye başka bir sendikanın üyeleri vasıtası ile, Kavel işçilerinin birliğini bozmaya çalışıyorlardı.
Kavel olayı büyüdü...
Araya İstanbul Valisi, emniyet güçleri girdi, çözüm bulunamadı.
Hükûmet yetkilileri duruma el koydu.
Başbakan yardımcısının başkanlığında tarafların kabul ettikleri bir protokolle işçiler işbaşı yaptırıldı.
TÜRK - İŞ SUNGURLAR GREVİNDE YANLIŞ TARAFTA 1964
Sendika ve Toplu Sözleşme Kanunlarının yürürlüğe girmesiyle madeni eşya işkolunda kurulu T. Maden-İş Sendikası (o tarihte Türk-İş üyesi), bir çok fabrikada toplu sözleşme yetkisi aldı. Bunlardan birisi de, Alibeyköy'de kurulu Sabahattin Sunguroğlu'na ait, Sungurlar Kazan Fabrikasıydı. İşverenle yapılan toplu sözleşme görüşmelerinden sonuç alınamadı.
![]() |
| Sunguroğlu |
Aslında anlaşılır durum vardı...
Sabahattin Sunguroğlu Mess'in kuruluşunda önemli görevler üslenen birisi ve Mess içinde "Şahinler" (saldırgan) gurubunun liderliğini yapar durumdaydı. İşveren bu nedenlerle anlaşmaya yanaşmadı.
1964 yılında Sungurlar işçileri T.Maden-İş'in ilan ettiği yasal grevlerine başladılar.
Türk-İş yönetimi alelacele devreye girdi ve grevin sonlandırılmasını istedi.
T.Maden-İş Sendikasını ve Sungurlar işçilerini bu grevde Türk-İş ne yazık ki yalnız bıraktı...
1966 Yılı Ocak Ayında Paşabahçe şişe cam işçileri bağlı oldukları Kristal İş Sendikası ile greve çıktı. Grev başarılı bir şekilde devam ediyorken, TÜRK-İŞ Yöneticileri Kristal -İş Sendikasına baskı uygulayarak grevin bitirilmesini istediler. Kristal-İş bu yanlış isteğe karşı çıkınca konfederasyondan ihraç edildi.
O tarihte TÜRK-İŞ üyesi olan ve Kemal Türkler'in Başkanlığını yaptığı T.Maden-İş ve Rıza Kuas'ın başkanı olduğu Lastik-İş Sendikaları, Kristal-İş ve Paşabahçe işçilerinin yanında yer aldılar.
TÜRK-İŞ yönetimi bu iki sendikayı da hemen üyelikten ihraç etti.
T.Maden-İş, Lastik-İş, Basın-İş- Gıda-İş ve Zonguldak Maden-İş Sendikaları 13 Şubat 1967 Tarihinde, DİSK'i kurdular.
DİSK kısa zamanda adına uygun devrimci sendikacılığı hayata geçirdi. Türkiye sendikal hareketleri içinde birçok yenilikler getirdi.
İlkeli oldu, ilklere imza attı.
Sağcı eleştirdi...
Solcu eleştirdi...
İşveren eleştirdi...
Hükumetler eleştirdi...
Bütün bunlara rağmen DİSK, adına uygun gerçek ve devrimci sendikacılığın bayraktarlığını yaptı. Zor koşullar yaşadı, zorlukların üstesinden gelmeyi bildi.
Üye sayısını beşyüzbinlere kadar taşıdı.
12 Eylül 1980 darbecileri kirli elleri ile DİSK'İ kapattılar. Yöneticilerini uzun yıllar hapislerde yatırdılar...
Uzun yargılamalar sonucunda yönetici ve tüm işçiler beraat ettiler.
Bunları yapan o kirli eller, işçinin demokratik mücadele ile elde ettiği, haklarını gasp ettiler.
İşçilerin ekonomik kazanımlarını yok ettiler...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder