Bir işletmeyi kurmak ve onu üretir duruma getirmek; elbette maddi araçların ve yapısal bileşenlerin bir araya gelmesiyle mümkün olur. Ancak bu cansız bileşenleri yan yana getirmek işin kolay kısmıdır ve tek başına büyük bir anlam ifade etmez.
İçinde işçi emeği barındırmayan her girişim; çuvallara doldurulup sıra sıra dizilmiş kum torbaları veya üst üste istiflenmiş çimento yığınları gibidir.
Emek olmadan kum çimentoyla buluşacağı, harç ise demiri kucaklayacağı günü çaresizce bekler. O bekleyiş içinde demir paslanır, zamanla işlevini yitirir. İstanbul Atatürk Erkek Lisesindeki edebiyat öğretmenim, sevgili Rauf Mutluay ne güzel söylemişti: "Pas demiri yiyor."
EMEK YAŞAMIN TA KENDİSİDİR
Görülüyor ki, üretimin tüm bileşenleri arasında en temel, en gerekli unsur işçi emeğidir. İşçi için emek; nefestir, koldur, eldir, bacaktır, adaledir. Kısacası emek, yaşamın ta kendisidir...
Bu husus çok önemlidir. Özellikle sanayide çalışanlar, daha doğrusu işçi sınıfı başta olmak üzere tüm emekçiler, emeklerinin değerlendirilmesi konusunda farkındalık yaratmalıdırlar. Farkındalık yaratmak zor olmasa gerek; ilk adım sendikalı olmayla başlar.
Kalkınmanın temeli, barışın tesisi ve insanlığın geleceği ancak emeğin varlığıyla mümkündür. Ne var ki iş dünyasında, bu yalın gerçeğin farkında olan kimi işverenlerin ya da yönetici vasıflı işveren vekillerinin, aşırı kâr hırsıyla emeği ötelediklerini, adeta unuttuklarını görüyoruz. Bu çağ dışı yaklaşım geçmişte de böyleydi, bugün de ne yazık ki devam ediyor. Dünya döndükçe, gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde muhtemelen böyle devam edecek gibi görünüyor.
Aslında işveren camiası emeğin değerinin elbette farkında. Emeği nasıl organize edeceğinin, onu daha fazla üretime ve dolayısıyla daha büyük kazançlara nasıl dönüştüreceğinin hesabını her an yapıyor. Bunun için Ar-Ge departmanları kuruyor, yeni projeler geliştiriyorlar. Emeği bir sermaye unsuru olarak her yönüyle hesaplıyorlar.
Ama işçi için durum günümüzde hiç böyle değil; onun hesabı kâr değil, hayatta kalma mücadelesidir. Hayatta kalma mücadelesi bireysel değil, birlikte yapılır. Bu da sendikal örgütlenme ile sağlanır

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder