24 Temmuz 2016 Pazar

KENAN BUDAK GENÇ YAŞINDA ÖLDÜRÜLDÜ

         İLERİCİ DERİ-İŞ BAŞKANI KENAN BUDAK GENÇ YAŞINDA KALLEŞÇE VURULDU

İlerici Deri - İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak, darbeci Kenan Evren'in başını çektiği despot yönetim döneminde, 25 Temmuz 1981 Yılında, daha 29 yaşındayken arkadan kalleşçe vurularak öldürüldü. 12 Eylül'le gelen o karanlık günlerde yapılan bu caniliğin hesabı sorulmadı. O günlerdeki darbeci yönetim elbette kimin vurduğunu ya da kimin vurdurduğunu biliyordu. Çünkü gerçek sendikacılığı asla hazmedemeyen birden fazla yol göstericileri vardı. 

Bu yol göstericilerden biri işveren sendikacılığının çıraklığını, kalfalığını ve keskin biçimde ustalığını yaparak uzmanlaşmış durumda, yönetimin de bir parçası olmuştu. Öyle ki 12 Eylül evranlarınının işçi haklarının büyük ölçüde yok edilmesi konusunda aldıkları kararların, ''ben zengini severim'' diyerek yol göstericiliğini yapıyordu. Onun destekleyicilerden, patronların patronu da artık bizimde gülme vaktimiz geldi diye düşünüp. ''Şimdiye kadar onlar gülüyordu bundan sonra da biz güleceğiz'' diyebiliyordu.

BİR ÖMRÜN BEDELİ

Kenan Budak, devrimciliği, sosyalist anlayışı, demokratlığı yüksek olan ve her zaman mütevazılığını ön planda tutan, hitabeti yüksek, öğrenmeye açık emek çevrelerince çok sevilen genç bir sendika lideriydi. 
İşçi sınıfının sendikal mücadelesinin başarılmasına omuz veren sendikacılardan birisiydi.
Çok zor koşullarda, bir çok yasal haklardan mahrum olarak çalıştırılan, deri işçilerinin sendikal örgütlenmesi için var gücüyle çalışıyordu. 

Eski bir sanat dalı olan dericilik, ham hayvan derilerinin kimyasal ve fiziksel işlemlerden geçirilerek  temizlenip sağlamlaştırılmasına dayanır. Çok eskilerde ise bu işlemin köpek pisliği ile yapıldığını okuyoruz.

Kazlıçeşme'nin Çamuru ve Deri işçisinin umudu 

Kenan Budak ve Genel Sekreteri Hikmet Ölmez Kazlıçeşme'nin çamurlu ve dar sokaklarında çok kötü şartlarda çalışan deri işçilerinin yanından ayrılmıyor onlara sendikal haklarını anlatarak adeta ışık saçıyorlardı. 

Ağır kötü kokuların, çok uzaklardan hissedildiği bir yerde kurulmuş olan Kazlıçeşme, onlarca deri *tabaklama yapılan işyerleri ile doluydu ve bu cehennem gibi yerler, sanki Kenan Budak'ın mekânı olmuştu.
O dönemin ağır çalışma koşullarında, deri kokusunu, mecburen maruz kaldıklar kimyasalları koklıyarak çalışan üstü başı su içindeki işçilerin nasırlı ellerine  dokunuyor onlara yalnız olmadıklarını hissettiriyordu. 

Sendikanın ne olduğunu ve bu işçilerin de insan olduklarını anlatarak bu "cehennemden" çıkış yolunun bulunması için gerekenlerini anlatan bu iki genç sendikacı, çalışmalar sonucu önemli mesafeler de kaydetmişlerdi. 

Fotoğrafta 2 *debbağ görülüyor
Kenan budak sadece bir sendikacı değil tabandan gelen bir liderdi. Sendika başkanlığını ''deri tezgahlarının başıdaymış gibi'' bir düşünceyle yerine getiriyordu. Sosyalist, demokrat ve önemli bir sendika lideri gözüyle baktığımız, Kenan Budak'ın sosyalistliği sadece ücret artışı ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi değil, işçiliğin bir onur mücadelesi olduğunu da vurgulamasıydı.

DURAN BİR SAAT VE DURDURULAN BİR HAYAT

Kenan Budak'ın kalleşçe vurulduğu 25 Temmuz 1981 tarihi, darbe sonrası sendikal faaliyetlerin tamamen yasaklandığı ve DİSK davasının sürdüğü karanlık bir dönemdi. Budak'ın "aranırken" vurulması, devletin örgütlü işçiye bakışını da, dönemin hukuksuzluğunu da, yargısız infazları da simgelemesi bakımdan çok önemlidir!...  

Işıklar içinde uyu sevgili Kenan Budak. Bıraktığın üstün meziyetler bugün hakkını arayan her işçinin alın teri olarak yol göstericilik olarak damlıyor...


*eskiden deri  işleyene "debbağ", işlendiği yere "debbağhane" diye söylenirdi, günümüzde bu işi yapanlara tabak, işlenen yere ise tabakhane denilmektedir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder