14 Haziran 2025 Cumartesi

Unutulmayan ANIT: 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi

Unutulmayan ANIT: 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi

Türkiye işçi sınıfının şanlı 15-16 Haziran 1970 direnişinin üzerinden yıllar geçiyor. Bugün, bu onurlu direnişi bir kez daha hatırlıyor, konuşuyor ve hakkıyla anıyoruz. Bu tarihi günler emekçinin hafazasından asla silinmeyecek.

İşçi sınıfı; işi, aşı, emeği, sendikal özgürlüğü ve dolayısıyla ailesinin geleceğini korumak için demokratik bir eylem başlatıyordu. Bu haklı ve meşru direnişte, kendi aleyhlerine çıkarılan kanunu protesto etmek için yüz binlerce işçi iş bıraktı. Çarklar dönmez, bacalardan dumanlar tütmez oldu. Gece vardiyasında çalışanlar; fabrikaların, makinelerin ve tezgahların güvenliğini alarak iş paydosundan sonra evlerine gitmediler.

Sabah işe gelenler de işbaşı yapmadı. 14 Haziran toplantısında kararlaştırdıkları gibi, kendilerine en yakın fabrika işçileriyle buluştular. Birlikte çoğalarak, omuz omuza yürüdüler. Türkiye işçi sınıfı tarihine "15-16 Haziran" adıyla sökülüp atılamayacak kocaman bir anıt diktiler.

Bu büyük direniş üzerine çok konuşuldu; şiirler yazıldı, kitaplar basıldı. Ancak belki de bugün yapmamız gereken en önemli şey; o günlerin sendikal anlayışı ile günümüz sendikacılığını kıyaslamaktır. O günlerin militan, tabana dayanan sendikal duruşu ile günümüzün sanki bürokratikleşen sendikal anlayışı arasındaki derin farklar üzerine söylenecek elbette çok söz var.

Her Şey 14 Haziran'da Başladı

14 Haziran 1970’te, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) İstanbul Merter Bölgesi'nde tarihi bir toplantı yapıldı. Toplantıya DİSK ve üye sendikaların tüm yöneticileri ile İstanbul ve Kocaeli'deki işyeri sendika temsilcileri katıldı.

Süleyman Demirel iktidarı, 1967 yılında kurulan, kısa sürede emek dünyasında büyüyerek gerçek sendikacılığın adresi haline gelen DİSK'i zayıflatmayı, hatta kapatmayı amaçlıyordu. Bu doğrultuda, Sendikalar Kanunu'nda alelacele bir değişikliğe giderek Anayasa'ya açıkça aykırı bir yasa çıkardı.

Sendikal özgürlüğü ortadan kaldırmayı amaçlayan bu yasaya karşı işçiler, her ilde ayağa kalktı ve demokratik protesto haklarını kullandı. İstanbul ve Kocaeli'de 15 Haziran sabahı şalterler indi, üretim durdu. İşçiler, iktidarın bu baskıcı uygulamasını protesto etmek için en yakın fabrikadaki sınıf kardeşleriyle birleşerek yürüdü.

15 ve 16 Haziran'da dalga dalga büyüyen bu büyük protesto eylemi; devrimci gençlik, sol kuruluşlar ve aydınlar tarafından da desteklendi. Planlı, kararlı ve şahane bir haykırışa dönüşen bu eylem, yüz binlerin katılımıyla tarih sayfalarına silinmez bir not olarak düştü. 15-16 Haziran, "İşçi Eylem Günü" sloganıyla emek tarihindeki yerini aldı.

İşçi sınıfının devrimci öncülüğünde gerçekleşen bu direnişte işçiler kararlaştırdılar, buluştular ve birleştiler.

Birleşerek anlaştılar; Binler, On binler, Yüz binler olarak yürüdüler ve kazandılar...

15-16 Haziran büyük direnişiyle işçiler, bu topraklarda bir kez daha sınıfsal varlıklarını ve güçlerini ispat ettiler.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder