28 Nisan 2026 Salı

1 Mayıs 1976'nın 50. Yılı: "Herkesin 1 Mayıs'ı" ve Taksim'in Hafızası

1 MAYIS: 50 YILLIK BİRİKİM VE TAKSİM'İN HAFIZASI 

1 Mayıs, Türkiye'de yığınsal olarak ilk kez İstanbul Taksim Meydanı’nda kutlandı. 50 yıl önce görkemli bir coşkuyla gerçekleştirilen o gün, birçok bakımdan "herkesin 1 Mayıs'ıydı." Bugün özümsediğimiz bu 50. yıl dönümü, toplumsal hafızamızda her zaman özel bir yere sahip olmaya devam edecektir.

Geride bıraktığımız dönemde, DİSK öncülüğünde yapılan Taksim kutlamaları, büyük bir birikimin sonucuydu. Bu nedenle, o meydanda sergilenen iradeyi coşkuyla selamlamak boynumuzun borcudur. Ayrıca kitlesel olarak yapılan bu kutlamalar, geleceğe dair yeni sözler söyleyebilmek adına çok önemli bir eşiktir.

Yarım Asırlık Dönüşüm

1 Mayıs 1976’nın üzerinden geçen bu 50 yıllık süreç; çalışma hayatının, endüstriyel dönüşümün ve örgütlenme pratiklerinin geçirdiği evrimi anlamak adına oldukça değerlidir. 1976 kutlaması, 1927 yılından sonra Taksim’de yığınsal olarak yapılan ilk yasal 1 Mayıs olması bakımından bir devrim niteliği taşır.

Kırmızı bir dünya küresi üzerinde beyaz harflerle 1 Mayıs yazısı ve bu dünyayı alttan avuçlarıyla kavrayan, emekçi elleri temsil eden illüstrasyon.
Taksim Meydanı’ndaki 1 Mayıs 1976 ve 1977 kutlamalarını hem bir birey hem de bir yönetici olarak bizzat yaşayan biri olarak söyleyebilirim ki; bu iki buluşma Türkiye’nin siyasi ve sendikal tarihinde iki uç noktayı temsil etmektedir. Kim ne düşünürse düşünsün, bu kutlamalar hafızalarımızda derin izler bırakmıştır. Üst üste gelen bu iki yıl, işçi sınıfının ve sendikal hareketin zirveye tırmanışını derin bir coşkuyla simgelemektedir.

Aradan Geçen 50 Yıl

Bu kutlamayı sadece bir takvim günüyle sınırlı tutmak doğru olmaz. Geçmişi dijital dünyada mümkün olduğunca anlatabilmek, hatta yeniden canlandırmak, bugünün kuşaklarına o köklü geleneği hatırlatmak açısından büyük önem taşımaktadır. Çünkü ''geçmiş geleceğin aynasdır.''

Geçen bu 50 yıl ve öncesi sadece bir sayıdan ibaret değildir; içinde binlerce hikâye, grev, kazanım, deneyim ve trajediler barındırır. 

Şimdi ve gelecek kuşaklara geçmişin zorluklarını, kazanımlarını ve sendikal mücadelenin ruhunu tam olarak aktarabilmeliyiz. Günümüzde dijital medya çok güçlü bir araç haline geldi. Bu uğurda verilen emekler, akıtılan terler, zor şartlar altındaki yürüyüşler ve grev çadırlarında yanan mücadele ışıklarıı, abartıya kaçmadan ancak tüm gerçekliğiyle yeni kuşaklara anlatılmalıdır.

Taksim Meydanı Çok Mahzun

1 Mayıs 1976; on yıllarca süren yasakların ardından yüz binlerce kişinin Taksim’e çıkması, sendikal hareketin ulaştığı kitlesel gücü dünyaya ilan etmesi değil miydi? Yılların sessizliğini bozan büyük bir haykırış değil miydi?

1976 kutlamaları; son derece disiplinli, coşkulu ve olaysız geçmesiyle hatırlanıyor. Bu tablo, işçi sınıfının meydanları barışçıl bir şekilde doldurabileceğinin en büyük kanıtıydı. İşte bu yüzden "1976, herkesin 1 Mayıs'ıydı.

1976 ve 1977 yılları, Taksim Meydanı’nın adeta bir 1 Mayıs Alanı' olarak tescillenmesini sağlamıştır. Bugün meydan mahzun olsa da o günlerin ruhu hâlâ tazedir. Bu ruh, Taksim kutlamalar yasağının kalkmasını beklemiyor mu?



 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder