3 Kasım 2019 Pazar

TOPLU SÖZLEŞME DEĞİL TOPLU SIZLAŞMA


Merkezi Silahtarağa'da bulunan Merkez Şubesiyle merkezi Levent'te olan Şişli Şubesi 1967 yılında birleştirildi.
Bölgelerin birleşmesinden sonra Beşiktaş'ta büyük bir salonda toplanan, ilk Bölge Konseyinde(genel kurul) Bölge Temsilciliğine (Başkan) seçilmiştim. Bölge konseyine işyerlerinde gizli oyla seçilen   delegeler katılırdı.
DİSK ve T. MADEN - İŞ Sendikası Genel Başkanı Kemal Türkler, Genel Başkan Vekili Hilmi Güner, Şinasi Kaya, ile Genel Sekreter Ruhi Yümlü de toplantıya katıldılar.
Gıda - İş Sendikası Genel Başkanı Kemal Nebioğlu ve DİSK Genel Sekreteri Kemal Sülker, Genel Kurul toplantımızda bulundular, birer konuşma yaptılar.

Genel Başkan Türkler, DİSK'İN neden kurulduğunu, ana ilkelerinin neler olduğunu, sendikal örgütlenme ilkeleri ile, işçi sınıfına gerçek hizmetin nasıl verilebileceğini sık, sık alkışlarla kesilen konuşmasıyla anlattı.

Bundan böyle sendikal çalışmalarımız, Altıncı Bölge Temsilciliği adıyla devam etmeye başladı. Her iki bölgenin birleştirilmesi, hem fabrika, hem de üye sayısını ikiye katladı...
Bölge Temsilciliği Merkezi olarak Levent'teki ofisi kullanmaya başladık.
O yıllar İstanbul'da, özellikle de bölgemiz içinde, sendikasız işyeri sayısı bir hayli fazlaydı.
Ayrıca, metal iş kolunda işveren destekli sarı sendikaların varlığı, ürkütücü sayılara ulaşmıştı.

ANA HEDEF SENDİKAL ÖRGÜTLENME

Sendikaların ve sendika yöneticilerinin ilk görevleri; sendikasız ve sarı sendikaların faaliyet gösterdiği işyerlerinde çalışanları, kendi sendikalarıyla buluşturmaktır. Bu anlayışla yapılan çalışmalar elbette işçi birliğinin sağlanmasını ve giderek yeni sendikal hakların alınması ve var olan hakların ise geliştirilmesini sağlayacaktır.

Sendikasız işyeri ve sarı sendikaların bulunduğu fabrikalarda sendikal örgütlenme planları yaparken bir taraftan da mevcut toplu sözleşmeleri inceliyordum.
Bir işyerine ait toplu sözleşmenin zam maddesi oldukça dikkatimi çekmişti. Toplu iş sözleşmesinin zam maddesi aynen şöyleydi. "İşyerinde çalışan işçilere her yıl, kârın yarısı (yüzde ellisi) zam olarak verilir."
Enteresan!

Toplu sözleşmenin bu maddesini bir daha okudum...
Doğru okumuşum, sözleşme maddesi aynen böyle. "İşyerinde çalışan işçilere her yıl kârın yarısı (yüzde ellisi) zam olarak verilecektir."
Mükemmel (!)

İstanbul'un Esentepe Bölgesinde, iki adet (ikiz) kuleden oluşan ve 2018 yılında açılan Astorya AVM'nin yerinde eskiden, *TATKO otomobil servis istasyonu faaliyet gösteriyordu. 
Aynı zamanda Türkiye'de açılmış olan ilk oto servisini, Yalman Ailesi 1950 Yılında işletmeye açmıştı.  
Tatko otomobil servisinde özellikle Amerikan malı otomobillerin bakım ve tamirleri yapılıyordu. O yıllarda otomobillerin büyük çoğunluğu zaten ABD yapımıydı.
                                           
haydi ellialtı hoop
HAYDİ ELLİALTI HOOP

Taksiciler; Chevrolet, Ford, Pleymouth, Dodge ve Desoto marka otomobillerle İstanbullulara hizmet veriyordu. 1960 lı yıllarda taksi şoförlerinin tercih ettikleri markaların başında ise 1956 model Chevrolet geliyordu. Şoförler kendi aralarında birbirlerine "ellialtı hoop" diye sesleniyorlardı.

İstanbul yollarında, bakımlı tertemiz (damalı) taksiler dolaşıyor ve bunları, kravatlı, günlük traşlı ve yolcuların "şoför bey" diye hitap ettiği kibar ve güvenilir taksiciler kullanıyordu.  

Varlıklı aileler ise, plakalarının başında H (hususi) İstanbul yazan genellikle Buick, Craysler, Cadillak, Pleymouth marka lüks otolarla İstanbul yollarını arşınlıyorlardıl... 

Sendika bölge organizatörünü göndererek Tatko Servisi işyeri temsilcilerini çağırttım. Aynı akşam mesai bitimi sonrası, iki temsilci birlikte geldiler. 

Biraz sohbet ve biraz daha derin tanışma faslından sonra "sizi kutlarım örnek bir sözleşme yapmışsınız. İşverenler kârlarının bölüşümü ile ilgili sözleşme maddelerine kolay, kolay imza atmazlar. Geçtiğimiz yılın zamlarını merak ettim uygulama nasıl oldu bunları konuşalım diye haber göndermiştim dedim. Sözüm biter bitmez iki işyeri sendika temsilcisi aynı anda "başkan biz toplu sözleşme değil, toplu sızlaşma yapmışız" diyerek toplu sözleşme safhalarını anlatmaya başladılar...

İŞVEREN KURNAZLIĞI MI

Galiba beş gün sonraydı...
Tatko Genel Müdürlüğünden bir telefon aldık. Telefondaki şahıs kendisini tanıttı ve bizi genel müdürlükte bir kahve içmeye davet ettiğini belirtti. O yıllarda genel müdürlük(Yönetim Merkezi)Taksim Talimhane'de bulunuyordu. İşyeri temsilcilerimizle birlikte  şirket merkezinde bir araya geldik. Bizi davet eden ve görüşmeye katılan şahıs iş müfettişliğinden ayrıldığını ve birkaç firmanın personel işlerini yönettiğini, bu arada toplu sözleşme müzakerelerine de şirket vekili olarak katıldığını belirtti.

Hoş beş ve kısa bir sohbetten sonra "yaklaşık on civarında işçi hergün *vizite kağıdı alarak hastahaneye gitmeye başladı bu durum işlerin aksamasına sebep oluyor buna bir çözüm bulmak gerekir, bu yüzden sizi davet ettik" dedi.  Ben, işçilerin hasta olabileceğini bu yüzden hastahaneye gidip muayene olmalarının hakları olduğunu ve bu durumun engellenemeyeceğini bahsederek, konuyu toplu sözleşme yapım yönetim ve uygulamasına getirdim. İki yıldır toplu sözleşmede belirtilen zamların neden ödenmediğini, kârın yarısının işçilere verilmesi gerekirken neden tam olarak uygulanmadığını sorduğumda "servis kâr etmedi iki yıldır zararda" cevabını almıştım.

Zarar ettiğini belirttiğiniz bu işletmede, anlaşılıyor ki geçen yıllardaki zararlarda işçilerin bir kusuru olmamış, dolayısı ile işçilerin hastahaneye gitmeleri zarar eden bir işyerini fazla etkilemez, diyerek artık kalkmak istediğimi belirttim.
İki dakika beklememiz rica edildi. Biraz sonra yanımızdan ayrılan şahıs başka biriyle içeri girdi ve "Mustafa Yalman* Bey de sizinle tanışmak istedi diyerek Mustafa Bey'in şirket ortağı olduğunu belirtti.

Mustafa Beyle tanışma ve sohbet faslı, az sonra müzakereye dönüştü. Görüşme sonunda geçtiğimiz yılları tam olarak telafi etmese de işçilerin tamamına yeni yapılacak sözleşme dönemine kadar *seyyanen olmak kaydı ile ek zam protokolü yapmış, temsilcilerimizle birlikte işyerine giderek işçilere açıklamıştık...

*Tatko aynı zamanda Goodyear fabrikasının ortaklarındandı.
* Vizite kağıdı işveren tarafından doldurulan hastahaneye sevk evrakı niteliğinde, işçilere ait bilgileri içeren kaşeli imzalı evrak.
* Mustafa Yalman, Gazeteci Ahmet Emin Yalman'ın kardeşi, Galatasaray Başkanlığını yapan Alp Yalman'ın babasıdır.
* Herkese eşit olarak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayın

16 HAZİRAN İŞÇİ EYLEM GÜNÜDÜR

  KUTSAL İŞÇİ YÜRÜYÜŞÜ 13 ŞUBAT 1967 Tarihinde DİSK kuruldu. Böylece devrimci ve gerçek sendikacılık dönemine girilmiş oldu. Kısa zamanda ...