12 Şubat 2021 Cuma

13 ŞUBAT BAYRAMI

Bugün, 1967 Tarihinde kurulan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK'İN 54. kuruluş yıldönümü. Dolayısıyla "13 Şubat Bayramı"

1980 Yılına kadar İşçilerin ve emek dostlarının gönlünde taht kuran, devrimci sendikal ilkelerin hayata geçirilmesi için, gece gündüz uğraş veren bu güzide sendikal üst örgüt, Kenan Evren'in başını çektiği darbeciler tarafından kapatılmıştı. Kapatma işleminin gerçekleşmesinde elbette en büyük pay "ben zengini severim" diyen Özal'dı.

Özal, DİSK ve üyelerinin, demokratik sendikal mücadelelerle elde ettikleri kazanımları geri almak, fırsat bulduğunda da kapatmak için gerekli bilinçlenmeyi yıllarca işveren örgütü MESS'te gördü. 

Fırsatı da ayağına gelmişti. DİSK'le ilgili kapatma da dahil tüm işlerde ve Kenan Evren'in bu konularla ilgili bildirilerinin hazırlanmasında büyük bir iştahla görevler alıyordu. 

Bakın Özdemir İnce Hürriyet Gazetesindeki köşesinde 5 Ekim 2010 tarihinde yayımladığı yazısında Özal'ı nasıl anlatıyor.  

"Şunu demek istiyorum: Turgut Özal'ı 12 Eylül'den, Kenan Evrenden, dört kuvvet komutanından ayıramayız. Ayırmamalıyız! Ayırmayınca, gele gele 24 Ocak kararlarına geliriz. 12 Eylül 1980 kervanı 24 Ocak 1980 adlı bir menzil hanından yola çıkmıştı."

İşte işçi haklarının geriletilmesi, devrimci sendikacılığın budanması ve işveren mutluluklarının açığa çıkması daha bu kararların taslak hazırlığıyla başlıyordu.

13 Şubat tarihiyle hayata geçen DİSK, şimdilerde elbette görevini tamamlayacak. Eski gücüne üye tabanını güçlendirerek kavuşacak. DİSK Yönetimi ve bazı üye sendikaların yaptıkları güzel çalışmalar bunun belirtilerini sergiliyor..

DİSK'İN kuruluşu ile ilgili samimi düşüncelerimi bir kere daha paylaşmak için, 4 ŞUBAT 2020 tarihli yazımı birlikte bir kez daha yayımlamak istiyorum.

T. MADEN - İŞ VE 53 YIL ÖNCE KURULAN DİSK

DİSK neden mi kuruldu?
O halde kısaca açıklayalım.
Ülke sendikacılığının, parlak bir yıldıza ihtiyacı vardı...
13 Şubat 1967 tarihinde bu yıldız doğdu...
Sendikal hareketlerimizin parlayan ışığı oldu...

Yıldız ve parlayan ışık benzetmesi asla bir abartı değil.
DİSK kuruluşunu daha çarpıcı kılmak için dile getirilen uydurma sözcükler de değil.
Bilerek, inanarak, söylediğim, isteyerek yazdığım sözcüklerdir bunlar.

Bundan sonra da yazacağım her yazıda, anlatacağım her öyküde, ilgili ilgisiz her konuşmamda, DİSK söz konusu olduğunda, imkân bulursam eğer, bu benzetmedeki yıldız ve ışık sözcüklerini daha  parıltılı, daha içten yazacağım, konuşmalarımda ise daha da bir vurgulu söyleyeceğim...

DİSK Kurucu Genel Başkanı Kemal Türkler ve
ondan genel başkanlığı devralan Abdullah Baştürk
Kurucularıyla, kuruculara omuz veren, destek olan alt birim görevlileriyle, üye tabanıyla, oluşturduğu devrimci yapıyla, bu yapıya destek olan devrimci gençliğiyle, entelektüeliyle, ilerici yazar, çizer dostlarıyla, DİSK bunu çoktan hak etti.
Ortaya koyduğu demokratik sendikal eylemleri, işçi sınıfının çalışma ve yaşamının iyileştirilmesi yönündeki devrimci sendikal yapısı ve kazanımları ile, DİSK bunu fazlasıyla hak ediyor...

Bundan sonra da ilkeli ve istikrarlı çalışmalarıyla eski gücüne kavuşarak yoluna devam edecek.
Kurulduğu günden itibaren, sendikaların, bir çok üyenin yaşantılarındaki ana amaç, DİSK'İN güçlenmesine yönelik çalışmalardı...
Bu uğurda yaptıkları çalışmalar, çoğu kereler ailelerinden daha öne geçiyor, aldıkları görevlere erdemlilik ilkesiyle sahip çıkıyorlardı.
Bu anlayışta olan üyelerin oluşturdukları sendikaların başında gelenlerden birisi de T.MADEN-İŞ Sendikası idi. Türkiye Maden-İş Sendikasının yiğit üyeleri, işçi sınıfının sendikal birliğinin sağlanması konusundaki çalışmalarda çok önemli hizmetler yaptı.
Bu uğurda hastalandı, yaralandı, işten çıkarıldı, uzun süre işsiz kaldı ama yılmadı.

T.MADEN-İŞ Sendikası, 1966 Yılında yaptığı Genel Yönetim Kurulu Toplantısında aldığı kararla,
yeni bir konfederasyon (DİSK) kurulmasının önünü şöyle açmıştı.

Karar tarihi 26 Ocak 1966
"TÜRK-İŞ statüsü, kuruluşu ve teşkilatlanması bakımından bozuk ve aksaktır. Yöneticileri, işçilerin sosyal iktisadi ve siyasi haklarını koruma çabasını vermemektedir. Memleket gerçekleri ile yakından ilgilenmesi gerekirken, tamamen tersi bir faaliyet göstermekte ve  Amerikan ABD yardımı alarak, Türkiye gibi az gelişmiş bir ülkenin işçilerini sömüren hükumetlerin uydusu bir politika izlemektedir.
Bu sebeple, T. Maden-iş Sendikası ve onun gibi hakiki sendikacılık prensipleri ile çalışan bir kısım sendikaları parçalamak, yok etmek ve umumiyetle küçük sendikalar halinde idameyi hayat eylemek anlayışı içinde bulunmaktadır.
Bu gerçekler açıkça tespit edilmiş ve bu hususular göz önünde  bulundurulmak şartıyla 7 Mart 1966 da yapılacak TÜRK-İŞ  Genel Kurulunda gerekli şekilde ve doğru yolda mücadele edilmesine, TÜRK-İŞ kongresindeki neticeye göre, gerekirse kongreden sonra hakiki işçi konfederasyonunun kuruluşunda MADEN-İŞ olarak, öncülük yapılmasına ve bu konuda genel Yürütme Kuruluna her türlü idari ve ödeme yetkisinin verilmesine, birikmiş olan TÜRK-İŞ aidatları konusunda, TÜRK-İŞ'e ödeme yapılmamasına, bu maddedeki kararın, Genel Yürütme Kurulunun karar ve talimatı  olmadan hiç bir suretle  açıklanmamasına ve mahrem tutulmasına oy birliği ile karar verildi."
Alınan bu karar sonunda, bütün Yönetim Kurulu üyeleri aşağıda yazılı olan andı içtiler.


MADEN-İŞ
 MADEN-İŞ Genel Yönetim Kurulu toplu halde 26.01.1966
BÜYÜK ANT:
"Türkiye Maden-iş sendikasının Türk işçi ve emekçilerinin hak ve menfaatlerini her türlü kişisel  çıkarlarından üstün tutacaklarına,
Türkiye Maden-İş sendikası sorumlu organlarında görev alan ve verilen kararlara sadık kalan bütün üyelerin veya  kararı destekleyen, savunma ve başarmaya çalışanların ömrüm boyunca hiç birine karşı olmayacağıma,
Anayasada yer alan ekonomik ve siyasal ilkeleri ortak amacımız sayarak, bunların gerçekleşmesi için verilecek kararlara uygun hareket edeceğime, 
Bu kutsal davanın karşısına çıkanların hiç bir tahrikine ve aldatıcı oyunlarına kapılmayacağıma ve bir tek kalp gibi düşüneceğime,
İşçi hak ve hürriyetlerinin Anayasa çerçevesi içinde mutlaka elde edilmesi için elimden gelen her hizmeti ve her işi çekinmeden yapacağıma,
Bize cephe alanlara, bu davaya karşı çıkanlara derhal bütün gücümle mücadele edeceğimi namusum ve haysiyetim üzerine ant içerim."

Andı yönetim kurulu üyelerinin tümü imzaladı.
Genel Başkan Kemal Türkler, Genel sekreter Ruhi Yümlü, Genel Başkan Vekili, Şinasi Kaya, Genel Başkan Vekili  Cavit Şarman, Genel Başkan Vekili Hilmi Güner,

Mudanya Merkez Şube Başkanı; Karaca Eroğulları, Topkapı Şube Başkanı Ergun Erdem, Şişli Şube Başkanı İlyas  Kabil, Silahtarağa Şube Başkanı Hüseyin EkinciPendik Şube Başkanı Nurettin Çavdargil, İzmit Şube Başkanı Cafer Ulusoy,  Eskişehir Şube Başkanı Mustafa Atik, İzmir Şube Başkanı İsmet Demiruluç, Basmane Şube Başkanı Bahtiyar Erkul, Ereğli Şube Başkanı Fikri Yıldız, Ankara Şube Başkanı İsmet Ercan, Adapazarı Şube Başkanı Enver konuk, Adana Şube Başkanı İbrahim Ege, Antalya Şube Başkanı Recep Koç, Karabük Şube  Başkanı Nuri Kara, Kırıkkale Şube Başkanı Şevki Altındağ, Kayseri Şube Başkanı Ramazan Yıldız, Halil Ceylan, Adil Öztümer, S. Ziya Polat, Mehmet Karakulak, Hakkı Öztürk.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme